Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan On Bir Ayın Sultanı Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanın huzur ve heyecanını yaşıyoruz.
Allah’ın izniyle perşembe günü mübarek Ramazan ayının ilk gününü idrak edeceğiz. Ramazan; paylaşmanın, kardeşliğin, sabrın, merhametin ve gönüllerin arındığı kutlu bir zaman dilimidir.
Ramazan-ı Şerif, aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’in indirildiği aydır. Yüce kitabımız, doğru yolu gösteren, hak ile batılı birbirinden ayıran açık ve parlak bir rehberdir. Bu mübarek ay; başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş müjdesiyle dolu ilahi bir ikramdır. Bu ayda cennetin kapıları ardına kadar açılır, cehennemin kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur.
Bu kutlu günlerde niyazımız; hasta gönüllerin şifaya, dertlilerin devaya, borçluların edaya kavuşmasıdır. Ramazan; yalnızca aç kalmak değil, açın hâlinden anlamak; yalnızca beklemek değil, paylaşmak; yalnızca susmak değil, gönülden dua etmektir. Ramazan denilince gönüllere sabır, şefkat, samimiyet, cömertlik ve merhamet düşer. Aç doyurmak, yetimi gözetmek, mazluma el uzatmak Ramazan ahlakının özüdür. Bu mübarek ayda özellikle Gazze’deki mazlum kardeşlerimiz başta olmak üzere, tüm mazlum coğrafyaları dualarımızda ve gönüllerimizde taşımalıyız. Bizler, gösterişli sofralar yerine mütevazı iftarları; israf yerine paylaşmayı; yalnızlık yerine kardeşliği büyütmeliyiz. Fakir fukaranın sesi, ihtiyaç sahibinin eli, yetimin umudu olmalıyız. Bu Ramazan’da çocukların, gençlerin, yaşlıların ve kadınların yanında durmalı; onların derdini kendi derdimiz bilmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta aziz milletimiz ve Batman’lı hemşehrilerimiz olmak üzere olmak üzere Türk-İslam âleminin mübarek Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyor; bu kutlu ayın ülkemize, İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur, barış, sağlık ve bereket getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.