Batman Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Kuzey Suriye Açıklaması: “Ağır İnsan Hakları İhlalleri Yaşanıyor”
Batman Emek ve Demokrasi Platformu, Kuzey Suriye ve Rojava’da yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaparak, sivillere yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulundu. Platform adına açıklamayı Eğitim-Sen Batman Şube Eş Başkanı Ramazan Bilmez yaptı.
Açıklamada, Suriye’de 2011 yılından bu yana süren silahlı çatışmaların başta siviller olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin yaşam hakkını ve güvenliğini ciddi biçimde ihlal ettiği belirtildi. Kürtlerin, çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerde DAİŞ ve benzeri radikal yapılara karşı sivillerin korunmasında önemli bir rol üstlendiği ifade edildi. Baas rejiminin ardından HTŞ lideri Colani öncülüğünde kurulan Geçici Suriye Hükümeti’ne dikkat çekilen açıklamada, hükümetin temel sorumluluğunun yeni çatışma alanları yaratmak değil, tüm kimlik ve inançları kapsayan çoğulcu ve insan haklarına dayalı bir yönetim anlayışıyla kalıcı barışı sağlamak olduğu vurgulandı. Ancak Halep başta olmak üzere Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelere yönelik saldırıların arttığı, paramiliter grupların sivil yerleşim alanlarını hedef aldığı kaydedildi. Açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri ile yürütülen görüşmelere rağmen saldırıların sürdüğü belirtilerek, bombardımanlar ve askeri operasyonlar nedeniyle birçok yerleşim yerinin ağır yıkıma uğradığı ifade edildi. Dijital medya ve uluslararası basına yansıyan görüntülerde sivillere yönelik işkence, infaz ve insanlık dışı muamelelerin yer aldığına dikkat çekildi. Rojava bölgesine yönelik saldırıların güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacağı belirtilen açıklamada, sivil yerleşim alanlarının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun açık ihlali olduğu vurgulandı. Zorla yerinden etmeler, temel ihtiyaçlara erişimin engellenmesi ve demografik yapıyı değiştirmeye yönelik uygulamaların ciddi endişe yarattığı ifade edildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk çerçevesinde sorumlulukları bulunduğu hatırlatılan açıklamada, Türkiye’nin Suriye Geçici Hükümeti ile yürüttüğü askeri ve diplomatik ilişkiler kapsamında çatışmaları derinleştirecek tutumlardan kaçınması gerektiği belirtildi. Kürtlerin meşru siyasal ve demokratik taleplerinin dışlanmasının kalıcı barışın önünde engel oluşturduğu ifade edildi. Açıklamanın sonunda Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası topluma çağrıda bulunularak, Suriye’de yaşanan insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve sorumluların hesap vermesini sağlayacak mekanizmaların devreye sokulması istendi. Kalıcı ve adil barışın ancak insan haklarına dayalı diyalog, hukuki güvence ve eşit yurttaşlık ilkeleriyle mümkün olduğu vurgulandı.