enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,1297
EURO
50,2219
ALTIN
6.246,25
BIST
12.200,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
3°C
Salı Az Bulutlu
4°C
Çarşamba Çok Bulutlu
8°C
Perşembe Az Bulutlu
11°C

GAZETECI OLMAK KOLAY, GAZETECI KALMAK ZOR

A+
A-

Bugün takvimler 10 Ocak’ı gösteriyor.

Her yıl olduğu gibi mesajlar atılıyor, paylaşımlar yapılıyor, süslü cümleler kuruluyor.
Sözde Çalışan Gazeteciler Günü kutlanıyor.

Ancak bu mesleğin mutfağında olan, sahada ter döken, gece yarıları haber kovalayan herkes çok iyi biliyor ki; Bu gün artık gerçeği yansıtmıyor. Bu yüzden soruyu açık ve net sormak gerekiyor: 10 Ocak gerçekten çalışan gazetecilerin günü mü, yoksa çalışıyormuş gibi yapanların vitrin günü mü?

Belki de artık adını doğru koymalıyız:
“Yılın 365 Günü Çalışmayan Gazeteciler Günü.”
1996 yılından bu yana basının içindeyim. Radyo programları yaptım, televizyonlarda görev aldım, yerel gazetelerde çalıştım, ulusal temsilcilikler yürüttüm. Haberi masa başında öğrenmedim. Haberi sahada, yağmurda, çamurda, gecenin bir yarısında öğrendim. Kalemi klavyeden önce vicdanla tuttum.
Her 10 Ocak’ta kutlama mesajları gelir.Ama artık bu mesajlardan çok, içimde tek bir soru yankılanıyor:
Biz bu mesleği gerçekten hak ediyor muyuz?
Bugün “gazeteciyim” diyen ama; haber üretemeyen, gittiği bir olayı bile haberleştiremeyen, basın toplantılarına hazırlıksız gelip, bilgi almadan soru sormaya çalışan, sırf sesi duyulsun diye konuşan sözde meslektaşlarla dolu bir tabloyla karşı karşıyayız.
Şunu net söyleyelim: soru sormak gazetecilik değildir. Gazetecilik; doğru soruyu, doğru zamanda, doğru bilgiyle sorabilme becerisidir.
Ama ne yazık ki bugün; emeğe saygı kalmamış, ustalık kavramı yok edilmiş, deneyim değersizleştirilmiş, gençlere yol göstermek yerine önleri kesilmiş.
Batman’da eskiler çok iyi bilir…
Bir zamanlar mesleğin namusu sayılan bir sözümüz vardı: “Gitmediğin haber senin değildir.”
Bu söz sadece bir cümle değil, bir meslek ahlakıydı. Ben bu ilkeyle çalıştım.
Bir basın toplantısından tek haber çıkarmakla yetinmedim; detaydan, arka plandan, kulisten özel haberler üretmeyi görev bildim. Bugün de aynı noktadayım, aynı çizgideyim.
Ve artık yüksek sesle söylüyorum:
Günde en az 5 özel haber üretemeyen biri, kendine gazeteci demesin.
Çünkü gazetecilik; kartvizit taşımak değildir, sosyal medya hesabı yönetmek değildir, masa başı unvanı hiç değildir.
Gazetecilik; vicdandır, umuttur, toplumun sesidir, yarınıdır.
Bugün ise matbaada çalışan da, sosyal medya yöneten de, grafik tasarım yapan da hiç tereddüt etmeden kendini “usta”, “duayen” ilan ediyor.
Hayır: Bu meslek bu kadar ucuz değil.
Bu unvan bu kadar kolay kazanılmaz.
Gazetecilik kutsaldır: bedel ister, emek ister, ahlak ister, omurga ister.

Tüm bu yozlaşmaya, çürümeye ve değersizleştirmeye rağmen; hâlâ sahada olan, haber peşinde koşan,
kalemini eğmeyen ve vicdanını satmayan gerçek gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum.

Diğerleri için ise bugün,
Sadece takvimde sıradan bir gündür.

Önemli olam GAZETECİ olmak değil, GAZETECİ kalabilmektir….

Yazarın Diğer Yazıları
01.12.2025 15:06